23 Haziran 2017 / Cuma
Home / POLİTİKA / Gıptayla baktığımız silahları üretir hale geldik
Gıptayla baktığımız silahları üretir hale geldik

Gıptayla baktığımız silahları üretir hale geldik

Ulusal savunma Bakanı Fikri Işık, AK Parti İzmir İl Başkanlığını ziyaret etti. İzmir’de büyük potansiyel olduğunu dile getiren Bakan Işık, “Osmanlı İzmir’e İzmir dememiş, güzel İzmir demiş. Hakkaten çok güzel bir şehir insanı, tabiatı güzel. İzmir’de savunma endüstri konusunda İzmir’i de merkez yapma konusunda çalışma programız mevzuştuk. Türkiye müdafa sanayi geliştirirken, İzmir’de bundan ciddi pay alsın” ifadelerini kullandı.

“Gıptayla bakmış olduğumız silahları üretir hale geldik”

müdafa sanayinin bir ülkenin en önemli ihtiyaçlarında biri bulunduğunu ifade eden Işık, “böyle bir coğrafyada yaşıyorsanız birincisi güçlü demokrasi, ikincisi güçlü ekonomi, üçüncüsü güçlü bir ordunuz olmalı. Başka türlü bu bölgenin tehdit ve sınamalarından emin olamazsınız. 2002 yılında müdafa sanayinde yüzde 76 oranında dışa bağlarımlıydık. Yerli üretimde kalitesi çok düşük üretimdi, yüzde 24’tü. Bugün her bir AK Parti’nin Türk insanın göğsünü kabartarak söyleyeceği pek çok başarımız var. Yerlilik oranının yüzde 60’ın üzerine çıkardık hem de kalite de yükseldi. Türkiye gibi bir ülke dışarıdan lisansla tüfek üretimi yapıyordu. Tanrı’a şükürler olsun geçen ay kendi ulusal piyade tüfeğimizi TSK’ya teslim ettik. Tanrı’a hamdolsun dünyanın en iyi tabancalarını üreten bir marka haline geldik. Artık kendi seri atış meydana getiren tabanca sistemlerimiz kendimiz üretiyoruz. Artık kendi gemilerimizi kendimiz üretiyoruz. Şimdi gemilerimizi satmamız için çok yoğun talepler geliyor. Yakında yoğun bir ihracat bağlantısı da yapacağız. Türkiye kendi deniz altını yapma noktasına geldi. Gıptayla bakmış olduğumız pek çok tabancaı üretir hale geldik. Kendi insansız hava aracımızı, uydumuz üretiyoruz. Tankımızın seri üretimi de yakında başlatacağız. Kısa ve orta menzilli füzelerimiz yapma noktasına geldik. Hava ve füze savunma sistemi için de çalışmalara başladık. Allaha hamdolsun Türkiye her alanda iddia sahibi ülke haline geldi” diye mevzuştu.

“Parlamenter sistemi tıkayan CHP’dir”

Türkiye’de sistemin tıkanmasına neden olanın CHP olduğunu dile getiren Bakan Işık, “Demokrasi koşusunda düz koşu yapmadık engelli koştuk. Bir engeli aştık, başka engel çıktı. Rakiplerimiz düz koşu yaparken, bizler engelli koşmak mecburiyetinde bırakıldık. Ama bunlardan yılmadık. Bizim önümüze engel kondukça milletimize ‘Önümüzde bu engel var, destek verin’ dedik, verdiler. Seçime girdik engellerle karşılaştık. Türkiye’nin bugün parlamenter sistemini tıkayan Cumhuriyet Halk Partisi’dir. Sabih Kanadoğlu diye birisi vardı, 367 diye bir saçmalığı ortaya attı. Maalesef Anayasa Mahkemesi de bunu kabul etti ve filen meclis cumhurbaşkanı seçemez hale geldi. Ne yapacaksınız, filen cumhurbaşkanı mecliste seçilemiyorsa bir tek alternatif kalır, o da cumhurbaşkanını halkın direkt sandıkta seçmesidir. 2007’de halk, cumhurbaşkanın doğrudan seçilmesine yüzde 70 ‘evet’ oyu verdi. Aslında bugün tartışmalardan rahatsız olan CHP, tartışmaların asıl müsebbibidir. Biz AK Parti olarak başkanlık sitemini savunuyoruz fakat 2007’de referanduma götüren süreç, CHP’nin demokrasiyi zorlaması yüzündendir. AK Parti 363 milletvekili verdi ve iktidar oldu. Elbette cumhurbaşkanın AK Partili olması demokrasinin gereğidir diyemedi. Deseydi belki Türkiye bu tartışmaları çok daha sağlıklı yapacaktı. CHP bugün ne kadar bir hatasın içine düştüğünü umarım görüyordur. 21 Ekim’de Cumhurbaşkanını halkın doğruda seçmesi ile birlikte filen cumhurbaşkanlığı sistemine geçilmiş oldu. ‘Olsun halk beni seçti, hükümet ne yaparsa yapsın’ şeklinde bir anlayışla hareket edebilir mi? Halk yetki veriyor, yetki
verdiğinden halk hesap sorar. Cumhurbaşkanı halka karşı görevli hale gelmiştir” diye konuştu.

“Bir gövdedeki iki başı kaldırmak zorundayız”

Mevcut sistemde hem cumhurbaşkanı aynı zamanda başbakan olduğuna dikkat çeken Bakan Işık, “Bir gövdede iki baş olur mu? Hangi gövdede iki baş olur. Bir gövdede iki başın yürümesi mümkün mü? Mümkün olmadığını net olarak görüldü. 7 Haziran seçim neticelarını düşünün. Sayın Bahçeli’yi farzedin ikna etmiş oldular, CHP, MHP, HDP koalisyonu kuruldu. Bir taraf tayüzde 70 ile seçbilimselş cumhurbaşkanı öteki tarafta yüzde 56 destekle seçbilimselş bir hükümet. Peki anlaşamadıkları süre kimin söylediği olacak. Bu sürdürülebilir bir şey değil. 1 Kasım’da millet bunu gördüğü için milletimiz AK Parti’ye önemli güç verdi ve şu an yoluna devam ediyor. Ama bunun garantisi var mı? Bu sistemin en önemli öne sürülen sebebi bir gövdedeki iki başı ortadan kaldırmak, hükümetin güvenoyu ile değil direkt sandıkta halk tarafınca belirlenmesini sağlamak. Buna itiraz edenleri ve vakaı rejim tartışmasına çekenleri anlamamız mümkün değil. Rejim tartışması CHP’nin anayasa değişikliği paketini halka mantıklı olarak niçin ‘hayır’ demeyi başaramadığı için çekmeye çalıştığı bir yer” dedi.

“82 Anayasası Kenan Evren’e gore hazırlanmıştır”

Cumhurbaşkanlığı sistemini Recep Tayip Erdoğan’ın milleti için istediğine dikkat çeken Bakan Fikri Işık, şunları söylemiş oldu:
“Eğer Cumhurbaşkanımız kendisi için bir şey istemiş olsa isteyeceği bir şey var. Oda sakın ha 1982 Anayasasının noktasına virgülüne dokunmayın. Bu 82 Anayasası Kenan Evren’e nazaran hazırlanmıştır, cumhurbaşkanının yetkileri çok fazla, vatana karşı bir sorumluluğu yok. Kendisi için bir şey isteyen bu kadar yetkiyi hükümetle paylaşıp, sorumluluğu üzerine alarak kendini daraltmak ister mi? Kenan Evren yetkisini çok fazla kullanmış, buna karşılık hiçbir mesuliyet yok. Fakat bu Türkiye’nin ayağına bağdır. 2001 krizine Türkiye’nin iyi mi girdiğini unuttuk mu? Onun için kendi şahsı için istediği eleştirileri tamamen haksızdır. Yeni sistemde cumhurbaşkanı yetkisi var fakat bir kısmını meclisle paylaşmak zorunda. Yaptığı her işten sorumludur ve hesap vermek zorundadır.”

“Temsili adalet sağlanacak”

Anaysa değişikliği ile mecliste daha çok partinin temsil edilme hakkının olacağını belirten Işık, yüzde 10 barajını eleştirenlere de yeni sistemle yüzde 10 barajının kalkarak, temsili adaletin sağlanacağını söyledi.

“Bir uzlaşı olacaksa şeffaflıkta olacak”

Bir uzlaşı olacaksa seçimlerin şeffaflığı noktasında olacağını dile getiren Bakan Işık, “Bu sistemde bir uzlaşmaya ihtiyaç varsa partiler seçimden önce deklare edecek. Çünkü oyu halk verecek. Örneğin CHP diyecek ki ben HDP ile koalisyon yapacağım. O vakit seçmen diyecek ki ben oy verirsem yarar vermez. O vakit CHP talibina oy vermeyecek. Bir başka parti gene aynı şekilde, hepimiz oyunu ölçüp biçerek verecek. Aslen bu işi halkın gözü önünde açık, şeffaf olması demokrasi açısından daha doğru değil mi? Neyine itiraz ediyorsunuz bunun.Seni yönetecek kişiyi sandıkta sen mi seçmek istiyorsun yoksa mecliste milletvekillerimi seçsin istiyorsun. Ne fırıldaklar gördük geçmişte, seçildikten sonrasında bir sürü parti değiştiren milletvekillerini unutmadık. Bunu milletvekillerine havale etmek yerine direkt millet seçse daha güzel olmaz mı?” ifadelerini kullandı.

“İzmir’de tarih yazacağız”

AK Parti İl Başkanı Bülent Delican da İzmir’in müdafa sanayinde üs haline geldiğini belirterek, “savunma sanayinde İzmir’de bir tarih yazacağız. Milli sermayemizle İzmir’de bir ihtimal uçağımızı da yapacağız. Hepimiz millileşmek zorundayız. Çünkü bu vatana 15 Temmuz’da kast edenler bu ülkede önümüzü kesmeye çalıştılar. Bu kadar mazlum milletin hakkını savun bir ülkenin çok güçlü olması lazım” dedi. Delican, anayasa değişikliğinin gerekliliği hakkında da bilgiler vererek, “Ayaklarımızdaki prangalardan kurutulduk. Yeniden bu ülkeye yetişmiş potansiyeli ile gelecek ensilerle çağdaş, özgür bir Türkiye bırakacağız” ifadelerini kullandı. ,
konuşmaların peşinden Başkan Bülent Delican, 15 Temmuz darbe girişimin peşinden tutulan demokrasi nöbetlerinde halkın duygu ve düşüncelerin yer aldığı demokrasi defterini Bakan Fikri Işık’a armağan etti.

Halil Karahan – Mihrap Düzöz

Facebook Yorum Yap..!!

About Editör

Bir Cevap Yazın